Kistik higroma başta Turner Sendromu olmak üzere

KÜRTAJDA PARÇA KALMASI NEDİR?
Halk arasında kürtaj yani gebelik aldırılması sonrası parça kalması veya rahmin tam temizlenmemesi gibi adlandırılan durum (tıbbi olarak rest denilir) gebelik materyalinin bir kısmının rahim içerisinde kalması durumudur. Kürtaj işleminden sonra nadiren gebelik kesesi, plasenta veya bunların genellikle ufak bir kısmı rahim içerisinde kalabilmektedir.

Parça kalması durumunda belirtiler:
Normalden gebelik sonlandırılması yani kürtaj işleminden sonra bir kaç gün içerisinde kanama giderek azalır ve kesilir, en fazla 1 hafta kadar az miktarda kanama olur. Ancak rest yani parça kalması durumunda kanama kürtajdan sonraki günlerde azalmaz hatta bazen daha da artabilir. Hasta parça parça pıhtılar düştüğünü veya aşırı kanama olduğunu farkedebilir. Bazen hasta ufak veya büyük bir parça düşürebilir. Ağrı normalde kürtajdan sonra genellikle 1-2 günde geçmesine rağmen parça kalması durumunda daha uzun sürebilir ve kramp tarzında adet sancısı benzeri ağrılar olabilir. Ağrı veya aşırı kanama olması şart değildir bazen parça kalmasına rağmen bunlar olmaz ve sadece kontrolde tesadüfen saptanır.

Kürtaj sonrası herhangi bir parça kalması, enfeksiyon veya başka bir komplikasyon gelişebilme olasılığına karşı hastalar genellikle kürtajdan 1 hafta sonra kontrol muayenesine çağrılır. Eğer parça kalması varsa ultrasonda belirlenir ve tekrar ufak bir müdahale ile (genellikle vakum kürtaj) kalan parça alınır. Bazı durumlarda ilaç tedavisi de verilebilir. Kalan parçayı alma işlemi kürtaj işlemine göre daha kısa ve basit bir işlemdir, genellikle hastanın anestezi alması vb. gerekmez. Parça kalması farkedilip temizlendiği sürece kadın hatsalıkları, adet düzeni veya hamile kalma gibi konularda herhangi bir sakınca oluşturmaz.

Mikrosefali fetusun başının normalden küçük olması

Kistik higroma (cystic hygroma) ‘da lenf sistemindeki bir bozukluğa, tıkanıklığa bağlı olarak boyun bölgesinde cilt altında sıvı birikmesinden dolayı kistik yapılar ortaya çıkar.

Kistik higroma başta Turner Sendromu olmak üzere (45, X0) farklı kromozom bozukluklarıyla birliktelik gösterme olasılığı yüssektir. Olguların yaklaşık yarısında kromozomal anomali bulunur. Bu yüzden amniosentez veya fetal kan örneklemesi ile fetusun kromozomal incelemesi yapılmalıdır. Kistik higroma tespit edilen fetuslarda başka anomaliler bulunma olasılığı da yüksektir.

Tedavisi mümkün olan bir problem değildir ve sıklıkla anne karnında ölüm gerçekleşir. Büyük ve septalı kistik higromalarda, hidrops eşlik edenlerde fetusun akıbeti daha kötü olacaktır. Bazen kistik higromanın zamanla düzeldiği izlenir. Bebeğin doğumdan sonra tamamen normal yaşam sürdüğü de olabilmektedir.

Kistik higroma anoploidi eşlik etme riski en çok olan anomalidir. Yaklalık %70’inde kromozomal anomali vardır. Kistik higromada en sık rastlanan kromozomal anomali Turner sendromu (45, X0)’dır. İlk trimesterda saptanan kistik higromalarda Trizomi 21’e daha sık rastlanmaktadır.

Bütün testlerde olduğu gibi NST’nin de hata payları vardır

Mikrosefali fetusun başının normalden küçük olması anlamına gelir. (Normalin 2 veya 3 standart sapma altında olması) Mikrosefalide kafatası ile yüz arasında orantısızlık vardır, alın basıktır, beyin ufaktır. Ventrikülomegali eşlik edebilir.
Bazı genetik hastalıklar (trizomi 13, 18), enfeksiyonlara (CMV), radyasyon etkisi, annein alkol kullanması ve anneye ait bazı hastalıklar gibi çeşitli nedenlere bağlı olarak mikrosefali gelişebilir.

Mikrosefali tanısı koymak çok açık ve net değildir, vücudun diğer organlarının oranı ve gelişme geriliği olup olmaması gibi çeşitli durumlar karışıklık yaratabilir.

Mikrosefali saptanan fetuslarda zeka geriliği gelişebilir. Fakat bu fetusların hepsinde zeka geriliği olmaz, zeka geriliğinin fetusların yüzde kaçında geliştiğine dair çok çeşitli veriler mevcuttur. Mikrosefalinin fazla olması ve eşlik eden başka anomaliler olması prognozu kötüleştirir.